BAŞKANIN MESAJI

Ünsal Sözbir - Yönetim Kurulu Başkanı

Saygıdeğer Paydaşlarımız,

İktisadi işletmelerin temel amacı varlık gerekçesi olan faaliyetler yapmak ve sürekliliği sağlayacak sonuçları elde etmektir. Büyüme, verimlilik, kârlılık ve faaliyetlerde etkinlik fevkalade önemlidir. Bunun için lazım gelen sermaye sadece ortakların ortaya koyduğu parasal sermaye değildir. Buna ilave olarak; yetenekli insanların keşfi ve gelişmesinden elde edilen   insani sermaye, ekonomik ve sosyal çerçeveden oluşan sosyal sermaye ve hepsinin kesişim noktası olan itibar, bireysel ve kurumsal hayatın en önemli değerlerinden, sermayelerindendir.

İttifak Holding de kurulduğu günden bu yana, kurucu felsefe ve irade doğrultusunda değerlerine bağlı olarak, ele aldığı işlerde aynı motivasyon ile hareket etmiş, nakdi sermayesini gücünü, insan kaynağının yeteneğini ve toplamda itibarın önemini bilerek hareket etmiştir. Bundan sonra da aynı özenle devam edecektir.

Tarım ve toplayıcılık ekonomisinden, sanayiye, oradan bilgi işçiliğine uzanan ekonomi tarihinin geldiği son nokta tasarım ve kavramsallaştırma çağı aşamasıdır. Süreçlerin hızlandığı, sürelerin kısaldığı bu dönemde ortada olmayan yeni fırsatların gelmesi de sahip olunan değerlerin ve avantajların birden yok olması da çok kolay hale gelmiştir. Geçen elli yıllık zaman içinde dünyanın en büyük rakamsal büyüklüklerine sahip olan şirketlerin ve bu şirketlerin arkasındaki ülke ve ekonomik güçlerin nasıl değiştiği dönüştüğü hepimizin malumudur. Dünün süper güçleri var olma savaşı verirken, yine dünün sefalet sınırında olan toplumlarında; gelecek onlarca yılı dönüştürecek entelektüel sermaye gücünün sağladığı imkânları aynı anda görmek mümkündür.

En önemli ve etkileyici değişim ise zihniyet tarafında yaşananlardır. Dünün bakış açısı ile ayakta kalmak, var olmak ve varlığını sürdürmek neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Dünyanın en zengin ülkeleri ve toplumları göreceli üstünlüklerini kaybetmenin paniği içindeyken, ortaya çıkan yeni zenginliklerin nereye gideceği, nerede kontrol edileceği bilinmemektedir. “Gelecek Bilimi” hiç bu kadar önemli olmamıştı. Ana akım geleceğin bir şekilde ıskalanması hiç bu kadar büyük tehditlere dönüşmemişti. Stratejik kararların uygulama yavaşlığı hesapta olmayan ağır bedelleri ödettiği gün gibi ortadadır. Rekabetin aldığı şekil, mekandan ve mesafeden kopmuştur. Bunlara ilave olarak rekabet aynı zamanda hiç bu kadar acımasız ve çok boyutlu olmamıştır. Klasik ticarette ürün ve fiyat rekabeti yerini; değer, müşteri psikolojisi, değerin müşteriye ulaşma kanalları, bu kanalların ve ilişkilerin yönetimi tarafına kaymıştır. İş modellerinin en önemli unsurlarından biri olan sermayedar ve diğer sponsorlar büyük değişime uğramıştır. Rakiplerin birbirine aynı zamanda sermayedar olduğunu, büyük resme bakınca ortaya çıkan ilişkinin ne kadar karmaşık hale geldiğini anlamak bazen son derece ürkütücü olmaktadır.

Sermayenin ülkesi, meşrebi, niyeti hepten boyut değiştirmiştir. Dönemsel olarak yükseltilen ve parlatılan ekonomiler, çok sıradan gerekçeler ile alt üst edilmekte, yeni güç merkezleri ortaya çıkmaktadır. Bir yandan globalleşen dünya, öbür yanda hızla yükselen yerlilik ve millilik vurguları hızla yayılmaktadır. Liberalizmin bayraktarlığını yapan ülkeler konu kendi menfaatleri olduğunda her türlü korumacılığı, ticaret ve kur savaşlarını en acımasız bir şekilde uygulayabilmektedirler.

Bütün bunları bir veri olarak ele almak ve o veri doğrultusunda strateji geliştirmek en önemli yetenek haline gelmiştir. Bu da dünya tarihinde hiç olmadığı kadar yetenek ve liderlik becerilerine ihtiyaç duyulacağı anlamına geliyor. Önümüzdeki zaman dilimi az önce belirttiğim gibi; tasarım ve kavramsallaştırmanın liderlik becerileri ile harmanlandığı ve sonuçlarının görüldüğü bir zaman olacaktır.

Geleceği tahmin etmede bugün ve dünün verileri de fevkalade önem taşımaktadır. Bugün alınan kararların ve uygulamaların geçmişte alınan karar ve uygulamaların uzantısı olduğu gerçeğinden hareketle; başta siyaset ve ekonomi olmak üzere hayatı global olarak etkileyen gelişmelere bir göz atmak fayda olacaktır.

Ülkemizin, içinde bulunduğu jeopolitik konumdan dolayı çok farklı etkileşimler altında olduğu hepimizin malumudur. Bu coğrafyada yaşanan her gelişme bizi doğrudan etkilemekte, güney ve doğu komşularımızda yaşanan siyasi gelişmeler ve dünyanın egemen güçlerinin burada uygulamak istedikleri politikaların bütün yansımalarını da doğrudan hissetmekteyiz. Yanı başımızda onlarca yıla varan kaotik ortam, iç savaş ve bunun sebep olduğu göç, güvenlik tehditleri ülke olarak bizim sadece dış değil, iç politikalarımızı da etkilemektedir. Buna ilave olarak içeride yaşanan hain darbe teşebbüsünün en önemli yansıması ekonomiye olmuştur.

2008- 2009’da yaşanan Dünya Ekonomik Krizi öncesi ve sonrası parasal genişlemelerin bizim ekonomimize de kaynak sağlama noktasında faydaları olmuştur. Nispeten ucuz atlatılan ve fayda elde edilen bu krizin yansıması olan parasal genişletmeyi ABD’nin daraltma kararı Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalara kaynak maliyetini artırıcı etkisi olmuştur. 2017 yılı da bu kararların ve piyasalara etkilerinin fazlası ile yansıdığı bir yıl olmuştur. Türk ekonomisinde 2016 yılında yaşanan olumsuzluklar 2017 yılında telafi edilerek GSYH’da %7.4 oranında çok önemli bir büyüme oranı yakalanmıştır. Ekonominin bu performansında kuşkusuz bankacılık sektörü üzerinden likidite ve teminat problemi yaşama ihtimaline karşılık Kredi Garanti Fonu (KGF)’ndan yapılan 250 milyar TL civarındaki desteğin çok önemi olmuştur.

Değerli Paydaşlarımız,

Bütün bu gelişmeler yaşanırken İttifak Holding olarak bizler de faaliyetlerimizi olabildiğince yeni bir zihin üzerine odaklamaya çalıştık. Otuz yıla varan sağlam hikayesi ve başarıları ile bugüne gelen İttifak’ı gelecek otuz yıllara taşıyacak bir anlayış ile “İdeal İttifak” vizyonunu ortaya koyduk.

Hepinizin malumu olduğu üzere canlı ve işleyen bir yapıda radikal değişiklikler umulan faydayı her zaman sağlamayabilir. Bu sebepledir ki büyüme hedeflerimizi üç başlığa ayırarak uygulama yoluna gittik. Bunlardan ilki operasyonel büyüme faaliyetleridir. Holding ve iştirak şirketlerimizin tamamının içinde yer aldığı bu çalışma ile; mevcut faaliyetlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için günlük iş yapma biçiminin değerlendirildiği ve hemen iyileştirildiği “Öğrenen Organizasyon” uygulamamızı hayata geçirdik.

İkinci başlığımız inovatif büyüme başlığıdır. Etkisi ve uygulama süreci nispeten daha uzun olan bu çalışmalarda akıllı makarna, temiz ve modern yumurta yatırımı, yem fabrikası makinaları ve inşaatta başta enerji verimliliğine yönelik çok sayıda çalışma yapıldı ve yapmaya da devam ediyoruz.

Üçüncü başlığımız ise stratejik büyüme hedef ve vizyonudur. Konu uzun vadeli ise en önemli ve gerçek yatırım insana yapılacak olan yatırımdır. Zira stratejik büyüme özü itibariyle; uzun vadeli, etkisi yavaş, riski nispeten fazla olan bir modeldir. Bu modelin fayda sağlaması ancak doğru insan kaynakları ve yetenek avcılığı ile mümkün olabilecektir. Biz de bunu sağlayacak “Liderlik ve Gelişim Akademisi”ni kurduk. Bu çerçevede hiç kimsenin dışında kalmadığı bir öğrenme sürecine girdik. Bu öğrenme süreci ve uygulamaları inşallah “İdeal İttifak”a ulaşmada her geçen gün farklı ve yeni katkılar sağlayacaktır.

Bütün bu çalışmaların ulaştığı nokta; İttifak Holding’in değerlerine bağlı, verimlilik esasının önceliklendiği, geleceğin doğru şekillenmesi için bugünün doğru kararlarının alındığı kredibilitesi en üst seviyede olan itibarlı bir İdeal İttifak oluşturmaktır. Yapısal ve yaşanan olumsuzlukları lehe çevirmek ve hedeflerimize ulaşmak için gayretlerimizi bu yöne yoğunlaştırmış bulunuyoruz. Bugüne kadar sürdürdüğümüz çalışmalarda yılmadan bize desteğini veren siz değerli hissedarlarımıza, finansal ve ürün desteğini eksik etmeyen tedarikçilerimize ve gayretli çalışma arkadaşlarımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.

İdeal İttifak yolunda Allah yâr ve yardımcımız olsun.

Selam ve saygılarımla,


Ünsal Sözbir
Yönetim Kurulu Başkanı

<